Kayıtlar

İKTİSAT OKUMANIN OLUMSUZLUKLARI

Bu yazıyı yazmamda ki neden 4 sene sonunda başarılı bir şekilde iktisat mezunu oldum fakat hala işsiz konumundayım.  İktisat okuduğum dönem zarfında okuduğum fakülte ve bölümle alakalı gözlemlerimi dile getirmek istedim. Olumsuzlukların yanında da olumlu taraflarıyla gözlemlerimi iktisat okumak yada iibf den bir bölüm okumak isteyenlere yardımcı olmasını temenni ederim. Bu bölümü yazdığım adan itibaren bölüm hakkında hiçbir fikir sahibi değildim. Birçok kişi okuduğum bölümün çok mezun verdiğini ve işsiz kalma ihtimalinin yüksek olduklarını dile getirdiler. Benim için işsizlik önemli değildi yaşımın getirdiği hevesle üniversite okumak ve hayatımı yaşamak istiyordum.  İktisat bölümünü kazandığım zaman çok sevinmiştim çünkü üniversite okuyacaktım İktisat nedir benim için önemi bile yoktu nede olsa üniversite okumak istiyordum. Okula attığım ilk andan itibaren nasıl bir serüvenin içine gireceğimin farkında değildim. İstekliydim araştırmayı ve öğrenmeye arzuluydum...
NEREDEYSE Okuduklarımdan yola çıkarak diyebilirim ki mutsuzluk yorganını üstünden atamayan bir ben değilim. Başıma ne gelirse gelsin sonunda mutlu olamayacağımdan korkarak yarım yamalak bir hayat yaşarım. Başkalarını mutlu edeyim derken kendimi harcarım. Hüznün her tonunu meze ederim kendime. Yeni yeni anlıyorum ki asıl mesele sevilmemekte. Herhangi bir insanın seni gerçekten sevmemesi fikri insanı bütün kötü düşüncelere sürükleyebilir. Sanki ölmüşüm de başka bir yerden bakıyorum hayatıma. Müdahale etmek istiyorum ama bile bile yanlışa gönderiyorum kendimi.  Başlığın anlamı ise benim için yarımlık kavramının hayatımın odak noktası olması. Neredeyse mutlu olacağim ama bir noktada sıkışıp kalıyorum.

ÖĞRENCİ GÖZÜNDEN İKTİSAT

Bu yazı tamamen 4 senelik gözlemlere dayanmaktadır. Her genç gibi benimde üniversite okuma hayalim vardı. Hangi bölüm yazacağımdan kararsızdım daha ne istediğimi neler yapıp neler yapamayacağımın farkında değildim tek isteyim üniversite okumak. Meslek lisesi okuduğum için aldığım eğitim kalitesi ortadaydı. 1 sene dershane de sınırlarımı zorlayarak iktisat bölümünü kazandım. İktisat bölümünü kazanmıştım fakat gelecekte meslek olarak ne yapacağımı bilmiyordum ki bir çok kişi işsiz kalacağımı yada şansım yaver giderse bankacı olacağımı söylemişlerdi. İlk önce iktisat okumanın olumsuz yönlerinden bahsetmek istiyorum 1. İktisat okumak görüldüğü kadar kolay bir iş değil özellikle aritmetik zekan yoksa bir çok derste zorluk çekmen kaçınılmaz. Ne yazık ki bu bölümü kazananların çoğu sayısal yönü zayıf kişilerden oluşuyor bu da ders kalitesinin düşmesini ve derslerin öğrenilmeden temel seviyenin altında bilgilerle geçilmesine neden doğruyor. 2. Sınıfların kalabalık oluşu dersle...

HİÇTE SİZE BENZEMİYOR

Resim
İbn-i Haldun ''Coğrafya İnsanın Kaderidir'' demiş.  Anne rahmine düşer düşmez senin için kararlar verilmeye başlamıştır. İsminin ne olacağı, mesleğinin ne olacağı, hangi takımı tutacağın, akrabalarından kimin ismi  konulacak bunların kararı verilmiştir. Anne karnında örümcek ağını örmeye başlamıştır, doğduktan sonra görülmeyen ağların arasında yaşanmaya başlanacak. Yaşadığın coğrafyanın kurallarına, kültürlerine o kadar alışacaksın ki bunlar senin için kutsal hale gelecek, canını yaksa da, ruhun bedenine sığmasa da  bunlar senin hayatını belirleyen faktörler haline gelecek. Aklımızın ermeye başladığında itibaren bütün bunları sorgulayacak hale geleceksin, ruhunun taşıyamadığı ne varsa bedenin bunlara alışacak sırtında görülmeyen yüklerle yaşayacaksın. Daha kötüsü yaşadığın coğrafyada sistem ne getirmişse ona uymak yaşamak mecburiyetindesin. İtiraz etme hakkın yok. Hayatını başkalarının kuruduğu sistem üzerinden devam ettirmek zorundasın yoksa hayatta ka...

KADIN...

Doğduğum coğrafyanın bütün kıvrımlarını yüzünde taşıyan biriyim. Kaderimi kendim yazmak için emekleyerek yaşadığım bu hayatı son günlerde yürümeye başladım. Çocukluğumda sattığım nanelerin kokusunu bugün hissediyorum. Sıradan bir kadınım… öyle sıradan ki yanımdan geçseniz dönüp bakmazsınız. Ancak bana göre ben bir mucizeyim. Bana dayatılan her şeyden kurtulmak için mücadele veren bir mucize. Ben kendi denizimi böldüm. Yol açtım kendime. Bir gecede genç kız oldum… Bir gecede anne olacağım.   Onlara göre dün çocukken koşup oynayabilirsin. Genç kız olduktan sonra bu mümkün değil. Bir gecede anne olursunuz ertesi gün bedeniniz hala aynı olsa da ruhunuz değişmelidir. Toplumun var ettiği kurallara göre yaşamalısınız. Genç kız gibi… anne gibi… evli bir kadın gibi…   Ama asla bir insan gibi değil… asla olduğunuz gibi değil… olmanız gerektiği gibi…   Benim için değişen tek şey geçen günler. Yaşadığım yerde bir gecede on yaş büyürsünüz. Çünkü büyümeniz gerekir. Ben tüm görünmeyen...

Yaşlı Bir Kelebek Gibi

 Küçük yaşlarda bize ne olmak istiyorsun diye sorduklarında çoğumuz öğretmen derdik. Bize dayatılan bazı kurallar dışına çıkmak bile sadece hayallerimizde ve evcilik oyunlarımızda mevcuttur. Daha o yaşlarda hayatla mücadele etmek için memur olmayı hedefleriz. Yıllar sonra geldiğimiz noktada karakterimizin dışında bir hayatı yaşarız. Çünkü topluma uymak isteriz kendimiz olamadığımız bir hayat yaşarız.  Ancak, bir bakmışız ki olmadığımız biri olarak hayat mücadelesi veriyoruz. peki ne için? Mutlu ve stressiz bir hayat için mi? çoğunlukla maddi sebeplerden ötürü bir şeyleri erteleriz. 25 yaşına geldiğimiz zaman geçen zamana bakıp çoğunlukla yanlış kararların bizi götürdüğü hayata bakarız. Biz, kendimiz olmayı bu yaşlardan sonraya bırakıyoruz. Bazılarımız daha da geç.. bunun birçok örneğini görmüş yada duymuşuzdur. Peki biz ne zaman kendimiz olacağız? Ne zaman ruhumuzla bedenimiz aynı yerde olacak? Ben çoğuna geç kaldım. Ancak bundan sonra kalbimle hareket etmeyi amaçlıyorum. u...