HİÇTE SİZE BENZEMİYOR
İbn-i Haldun ''Coğrafya İnsanın Kaderidir'' demiş.
Anne
rahmine düşer düşmez senin için kararlar verilmeye başlamıştır. İsminin ne
olacağı, mesleğinin ne olacağı, hangi takımı tutacağın, akrabalarından kimin ismi konulacak bunların kararı verilmiştir. Anne karnında örümcek ağını örmeye başlamıştır, doğduktan sonra görülmeyen ağların arasında yaşanmaya başlanacak. Yaşadığın coğrafyanın kurallarına, kültürlerine o kadar alışacaksın ki bunlar senin için kutsal hale
gelecek, canını yaksa da, ruhun bedenine sığmasa da bunlar senin hayatını
belirleyen faktörler haline gelecek. Aklımızın ermeye başladığında itibaren
bütün bunları sorgulayacak hale geleceksin, ruhunun taşıyamadığı ne varsa
bedenin bunlara alışacak sırtında görülmeyen yüklerle yaşayacaksın. Daha kötüsü yaşadığın coğrafyada sistem ne getirmişse ona uymak yaşamak mecburiyetindesin. İtiraz etme hakkın yok. Hayatını başkalarının kuruduğu sistem üzerinden devam ettirmek zorundasın yoksa hayatta kalamazsın. Bir çok kez düşünüyorum insanlar neden mutsuz? Neden sinirli? Kalbimiz atıyorken, seviyorken neden bu mutsuzluk. Bizden büyüklere göre bu düşüncelerimiz çocuksu düşünceler bana göre onlar bu sisteme boyun eğmek zorunda kalan kişiler. Bence mutsuzluğumuz çocukluğumuzdan itibaren bizi biz yapan ne varsa ondan uzaklaşmamız.
" Hiçte Size Benzemiyor " başlığını koyma sebebim aslında olmak istediğin ile şuan olduğunuz kişinin size benzememesi... karakterinize, ruhunuza...
Bir trene binip rastgele defolup gitmek istiyorum
Trenin barında alnımı yağmurlu camlara dayamak
Küstah bir duble birayla karşılıklı oturup ağlamak
Kalemimde mürekkep kalmıyor insanlar beni görmüyorlar
İnsanlar kendilerini kaybetmişler onlara acıyorum
Ümitsiz bir akrep gibi ben aynı zamanda mağrurum
ATTİLA İLHAN
.
.
.

Yorumlar
Yorum Gönder