İKTİSAT OKUMANIN OLUMSUZLUKLARI
Bu yazıyı yazmamda ki neden 4 sene sonunda başarılı bir şekilde iktisat mezunu oldum fakat hala işsiz konumundayım. İktisat okuduğum dönem zarfında okuduğum fakülte ve bölümle alakalı gözlemlerimi dile getirmek istedim. Olumsuzlukların yanında da olumlu taraflarıyla gözlemlerimi iktisat okumak yada iibf den bir bölüm okumak isteyenlere yardımcı olmasını temenni ederim.
Bu bölümü yazdığım adan itibaren bölüm hakkında hiçbir fikir sahibi değildim. Birçok kişi okuduğum bölümün çok mezun verdiğini ve işsiz kalma ihtimalinin yüksek olduklarını dile getirdiler.
Benim için işsizlik önemli değildi yaşımın getirdiği hevesle üniversite okumak ve hayatımı yaşamak istiyordum.
İktisat bölümünü kazandığım zaman çok sevinmiştim çünkü üniversite okuyacaktım İktisat nedir benim için önemi bile yoktu nede olsa üniversite okumak istiyordum.
Okula attığım ilk andan itibaren nasıl bir serüvenin içine gireceğimin farkında değildim. İstekliydim araştırmayı ve öğrenmeye arzuluydum. İlk dersimizi hatırlıyorum sınıfta tam tamına 80 kişi mevcuttu hocanın derse girmesiyle yaşadığım şoku hiçbir zaman unutamam. Ne hocanın sesi bize geliyordu, ne bizim sesimiz hocaya gidiyordu. Bizden üst sınıfta kişilerinden bizimle birlikte derse girdiklerini gördüm ve bize gülerek bakıyorlardı çünkü elimizde defter sıranın en önünde hocanın gözlerine öğrenme aşkıyla bakıyorduk. Onların sadece devamsızlıktan kalmamak için derslere girdiklerini ve eninde sonunda bu dersleri isteksiz olsa da hocanın yardımıyla geçeceklerdi. Çünkü iibf okuyanların tek sorunu devamsızlıktan kalmaktı. Okulun uzaması olsun alttan alınan ders alınsın bu sorun olarak görünmüyordu.
Zaman ilerledikçe sınıf mevcudunun azaldığını gördüm, insanlar sadece imza atarak ders arasında gidiyorlardı hocada derslerin işlenebilmesi için bunlara göz yumuyordu çünkü artık bıkma durumuna gelmişler onlara hiç suç bulmuyorum çünkü orası öğretim yeriydi ve bir öğretici 18 yaşını doldurmuş kişilere üniversitede eğitim verecek değildi.
Dersler sözel olması yanında sayısal ağırlığı da mevcuttu ve biz aramızda bu sayısal dersleri nasıl geçeceğimizi düşünüyorduk çünkü iibf okuyanların bir çoğu tm 3 puanıyla gelmiştir sözel puanının yüksek olması seni iibf bölümünden birisine atıyordu. mikro ekonomi olsun makro ekonomisi olsun tamamen yabancı olduğumuz şeylerdi. Hocamızın aslında bu dersleri giriş dersi sonrasında makro ve mikro almamız gerektiğini ifade etmişti ama biz direk mikro ve makro ekonomisi derslerini aldık ve çok sıkıntı yaşadık. Sınav zamanı geldiği zaman üst sınıfların sakin olduklarını ve ellerinde sorular onlara çalıştıklarını gördüm fakat o nasıl olur biz günlerce çalışırken onlar sorulara nasıl çalışırdı, sorumun cevabını sınavlara gire gire anladım hocalar sayısal derslerde olsa test yapıyor ve sordukları soruların bir çoğu önceden sorulmuş ve fotoğrafı çekilmiş sorulardı neden üst sınıflar rahattı o zaman anladım.
Hocalarımıza hiç bir zaman kızmadım biz derslere ilgili olduğumuz için hocalarla sohbet etme fırsatı buluyorduk ve onlar öğrenci sayısının çok olduğu ve sınavları klasik yapmak istedikleri fakat klasik yapmalarının çok zor olduğunu, testlerin daha kolay olduklarını ifade etmişti.
Zaman geçtikçe bir hevesle iktisat okumak isteyen bir çok arkadaşım pes etmiş ve dersleri sadece geçsinler ganolarını yüksek tutsunlar onlar için bu yeterliydi. Benim şahit olduğum bir çok olay gerçekleşti kişi dersle alakası yok fakat soruları bir şekilde bularak ganosunun yüksek olduğuna şahit oldum elbet bunları bilmek bizim canımızı sıktı ama hiçbir zaman öğrenmekten ve okumaktan vazgeçmedim.
İktisat okuyanların en büyük sorunu bölümüyle alakalı kitaplar okumaması, gündemi takip etmemesi ve en kötüsü derslerde öğrendiklerinin kendilerine yeterli gelmesi. Ben iktisat bölümüne başlamadan N Emrah Aydınonat; İktisat nedir? kitabını okumuş fakat iktisadi terimler yüzünden bir şey anlamamıştım ( keşke mahfi hocayı önceden keşfetseydim). Okuyucuları sıkmak istemiyorum fakat olumlu yönlerini bahsetmeden bitirmek istemiyorum. İktisat okumak bana dünyaya daha farklı bakmama neden oldu. Analiz etmeyi, araştırmayı, sorgulamayı öğretti dünya görüşü kattı hayatıma okudukça anladım ki öğrenmenin ve okumanın sınırı yok.
Son olarak öğrenci gözüyle iibf okumanın olumsuz yönlerini maddeler halinde sıralamak istiyorum.
1. İibf bölümlerinin çok düşük puanlara sahip olması
2. Kalabalık öğrenci sayısı ve öğrenci başına düşen öğretmen sayısı
3. İibf mezunu olduktan sonra devlet kumlara girişin zor olması
4. iibf okumak isteyenlerin bölüm hakkında bilgilendirmenin yetersiz olması.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Okumak çok güzel ama yazmaya başladığın zaman okumanın hiçbir zaman yetersiz olduğunu fark ettim. Bunlar benim ilk adımlarım elbet bir gün koşmayı öğreneceğiz.
İyi Günler.
Yorumlar
Yorum Gönder