Yaşlı Bir Kelebek Gibi
Küçük yaşlarda bize ne olmak istiyorsun diye sorduklarında çoğumuz öğretmen derdik. Bize dayatılan bazı kurallar dışına çıkmak bile sadece hayallerimizde ve evcilik oyunlarımızda mevcuttur. Daha o yaşlarda hayatla mücadele etmek için memur olmayı hedefleriz. Yıllar sonra geldiğimiz noktada karakterimizin dışında bir hayatı yaşarız. Çünkü topluma uymak isteriz kendimiz olamadığımız bir hayat yaşarız.
Ancak, bir bakmışız ki olmadığımız biri olarak hayat mücadelesi veriyoruz. peki ne için? Mutlu ve stressiz bir hayat için mi? çoğunlukla maddi sebeplerden ötürü bir şeyleri erteleriz. 25 yaşına geldiğimiz zaman geçen zamana bakıp çoğunlukla yanlış kararların bizi götürdüğü hayata bakarız. Biz, kendimiz olmayı bu yaşlardan sonraya bırakıyoruz. Bazılarımız daha da geç.. bunun birçok örneğini görmüş yada duymuşuzdur. Peki biz ne zaman kendimiz olacağız? Ne zaman ruhumuzla bedenimiz aynı yerde olacak? Ben çoğuna geç kaldım. Ancak bundan sonra kalbimle hareket etmeyi amaçlıyorum. uçmak için gerçekten kuş olmamıza gerek yok. ruhumuz nereye götürmek isterse bizi oraya gitmek için tek bir şeye ihtiyacımız var. İnanç...
Bu bizim yolculuğumuz... Hayallerimiz... Bu hayat bizim.. Ruhunuz neredeyse bedeniniz de orada olsun.
yaşamak bunca zorluk arasında bir mucize.. sizin mucizeniz ise sizsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder